-Ben bu girdiği yazmaya başladığım sırada şu şarkıyı dinlemeye başladım. http://fizy.com/#s/1ajbci
-Hey. Uzun zamandır hiç birşey yazamıyorum. Yazdığım ufak durum hikayelerini bile yazamaz oldum. Garibime gidiyor.
-3. sınıfı yarılamışken aklıma, hiç de haz etmediğim felsefe alanında uzmanlaşmak için beklemek 1-2 sene başka sektörlerde ya da en kötü bi dersanede öğretmenlik yapma fikirleri gelmeye başladı. Ancak bu fikirleri kovalayıp akademisyenliğe kasmaya devam ediyorum. Tamam panik yapmayın..
-insan hakları ve insan felsefesi bağlamında birşeyler yapmak en azından felsefe gibi tamamen teorik olan kaygan zemini pratiğe bağlama çabalarına bi katkıda bulunmak istiyor bu nedenle sert okumalar yapıyorum. Ah antropoloji sen nelere kadirsin..
-"Bu kızı yeniden büyütmeliyim! Kor ateşlerde yürütmeliyim.. Kazanmalı kaybetmeliyim."
- Çıkma teklif etmek ne komik ne heycanlı bir süreçtir. Ben sadece bir kişiye çıkma teklif etme girişiminde bulunmuştum da, çok heycanlıydı. ehe. Hani bi sürü şey düşünüyosun ne olursa olsun. Ehey çok pis rededilmiştim. Neyse nerden geldi aklıma. Bir çok kez çıkma teklifi aldım eh çok gariplerini çok komiklerini gördüm. Ama anlayamadığım birşey var - az önce aldığım çıkma teklifi hakkında özellikle-, şimdi birinden hoşlanıyorsun, kızın sevgilisi olduğunu da biliyorsun, eh hayli cüretkarsın ki kızın yine de ilgisini çekebileceğini düşünüyosun da sevgili türdaşım nasıl oluyor da,seni ne bu kadar absürde ediyor da, gelip sen bu kıza "bi peynir ekmek yesek mi?" diyosun. Hahay sinirlerim bozuldu. Berat olsaydı beraber yarılsaydık diye boğazımdan geçmedi gülmeler ya rab!
- Eskiden çok az kişinin bildiği ve bu çok az kişinin sevdiği şarkılar vardır birden popi-ler olurlar ve sanki anlamlarını yitirler ya hani.. Şu Kazım Koyuncu'nun Hayde'sinde bunu yaşıyorum. Hoş epey bi kişi biliyordu, seviyordu belki ama, böyle değildi. Neyse efendim şimdi dinliyordum ki bunu yazmış bulundum ki en güzel yeri senfonik yeridir. Ah Karadeniz ah! http://fizy.com/#s/1ajf9k
- Çoğu kişiye göre çok fazla türk milliyetçisiyim. Kim ne derse desin, çok da fifi. İnsan parçası olduğu devleti değiştirmek, geliştirmek isteyebilir,ona bazı ekler yapmak bazı şeyler çıkarmak isteyebilir. Bireylerin devleti belirlediğini düşünen biri olarak, devletin bireyi belirlemek için elinden gelen herşeyi yaptığı şu günlerde, kişinin kendiliğinden bi isyan bayrağı açmak istiyor, ben de istiyorum. Ancak bana Türk milliyetçisi diyenlerin hepsinin aklında "yıkım" olduğunu biliyorum. Kardeşlik lafını ağzına sakız yapanların gözlerindeki düşmanlık çok zoruma gidiyor..
-Bu yıl da bitti. Garip bir yıldı. Şöyle dönüp bakıyorum. Yeni yıla sevgilim, sevgilimin en yakın arkadaşı, onun sevgilisi ve sevgilisinin 2 arkadaşıyla beraber girmiştim. Asla tekrarlamak istemediğim bir deneyim. Victoria Secret seyreden 3 erkek ve sürekli gülen 2 kadın ve bunların hepsinden sıkılıp kendini içmeye vermiş bir ben. Çok garip ondan önceki yıl 3 kız girmiştik yeni yıla. Ondan da önceki yıl nasıl girdiğimizi bile hatırlamıyorum. Ne çabuk geçiyor lem.. Bu sene de plan yaptık ilk kez bakalım nasıl olucak. İlker gelebilirmiş yılbaşında buraya gelirse belki bize katılır belki arkadaşları ve annesiyle geçirmek ister zamanını.. Bizim planımız Göksu da mangal yapmak ve havai fişek gösterisini izlemek.. Nasıl olucak bilememekle beraber, yeni yılla ilgili tek heycanım ve dileğim ilker'le alakalı.
-İlker demişken. Şimdi askerde. Kah Bakü de Kah İranda evet şimdi de askerde :) Uzun mesafe ilişkilerinde bi deviri kapattığımıza inanıyorum. Samsunda acemiliğini yapıyor, Ankara'ya verilmesi için dua ediyorum, o da çok çabalıyor. Gelirse bir ilk yaşanıcak ve aralıksız 12 ay Ankara'da kalıcak. Çok garip olucak :) İşte bu beni heycanlandıran, burda olabilme ihtimali.
-O şu an Samsun'da ve sanki kutuplara gitmiş gibi hissediyorum. Yurtdışındayken, her akşam 10-15 dk en kötü konuşurduk,skype da sohbet ederdik mümkün oldukça. Facebooktan mesajlaşıp, mailleşirdik gün içinde de. Şimdi öyle kötü ki 3-4 günde bir sadece 5 dklık konuşmalar yapmak, hem de hiç rahat etmediğini bildiğim bi yerdeyken o.
-İlker tanıdığım en özgürlüğüne düşkün, en bakımlı erkek. Benden de temiz. Çok temizmişim gibi oldu az biraz pasaklı biri olduğumu kabul ediyorum da. Bu erkeksiliğimden kaynaklanıyo gibi gelirdi. Eh şimdi benden titiz birinin askeriyede olduğunu düşünce geriliyorum be.. Elim kolumda bağlı.
-Kuçuradi'ninde bulunduğu bir sempozyuma gittim geçen. Bizim bölüm düzenliyordu zaten de. Neyse efendim. Kadın çok tatlıydı, çok üzüldüm. Çok tatlı olmasına değil elbet, bu yaşında hala Platon'un yanlış anlaşılmasıyla ilgili yeni tespitler yapıyordu, radikal şeyler söylüyordu. Bu tatlı çabasının ardından Ankara Üniversitesi Fel. hocalarından biri konuşma yaptı, Derida'nın Platon yorumunu yanlış yorumladı. Yorumun yorumunu yapıyorsanız ve bunu yanlış yapıyorsanız, ve Aristoteles'e, Platon'a ve Kant'a çok önem veren bir bölümün hocaları önünde, bu filozoflara giydirmek niyetindeyseniz, ve yaşayan efsane olarak Kuçuradi karşınızdaysa, Doç. de olsanız laflarınıza dikkat etmelisiniz. Öyle tutarsız şeyler söyledi ki, devrelerim yandı. Yazık dedim ya Kuçuradi'ye bakıp, sen ne anlattın, o ne anlattı. İşte felsefe böyle kaypak bir alan..
- hahah blogu yazdığımı unuttum ya ben 2 saatir evde dolanıyodum. Evde yalnız olmak benim için böyle birşey işte. Pencerelerden dışarı bakmak mutfağa girip çıkmak. Karnın aç olmasına rağmen birşey yememek.. Ah canım nasıl sigara çekti ya.. of of..
- Biz büyüdük ve kirlendi dünya! Ne güzel laf ya.. http://fizy.com/#s/1aixwb
- Şimdi kalkıp çamaşır asıcam, ev yumuşatıcı kokucak. Ben de kendimi ev hanımı gibi hissedicem. Çünkü bütün gün evdeydim ve tek yaptığım ev işiydi. En iyisi kalkıp şu işi de hallettikten sonra kitaplara gömülmek, gerçek birşeyler yapmak..
-2011; bana lütfen akademik başarı getir. Lütfen sevgilimin bana küçük tatlı süpriz yapmasını sağla, lütfen biraz daha para 2 yeni kot alıyım be.. haydi öptüm canım
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder